Şelalelerin asıl büyüleyici güzelliği, kuşkusuz,

vadi tabanında suyun kıyısından yapılan bir yürüyüşte

daha iyi görülüp hissedilir. Özellikle geniş yapraklı

ağaçların yapraklarının renk değişimi sırasında vadide

eşsiz bir renk armonisi oluşur. Ağaçlardan dökülen sarı,

kızıl, kahverengi yapraklar şelalelerden akan sulara karışarak,

tüm vadi tabanını ve yamaçları kaplar. Bazen şelalelerden

akan suların havuzcuklarda oluşturduğu girdap, rengârenk

yaprakların dansına neden olur. Bazı şelaleler yeşilin her

tonuna sahip yosunlarla kaplı katman katman kaya

duvarlarından dökülür.

Ali İhsan Gökçen, Kasım 2002, SKYlife
Dergide çıkan yazının tamamı için tıklayınız









Uçurumdan uçuruma düşen, köpüklü suların oluşturduğu

30 'a yakın şelalesiyle kayıp bir vadi...

Ihlamur, gürgen ve meşelerin göğü hapsettiği bir ormanda,

sararan yaprakların suyla muhteşem sonbahar düeti...

İki yıl önce keşfedilen sarp vadide uğuldayan şelaleleri,

muhteşem doğası ve bakır yaylalarıyla göz kamaştıran

ERFELEK, SİNOP'un ilçesi.

İbrahim BAŞTUĞ, Eylül 2001, ATLAS Dergisi










ZAMAN ÖĞÜTEN DEĞİRMEN

Tatlıca Takım Şelaleleri'nin aktığı vadideki eski su değirmeni,

Şelalelere de adını veren Tatlıca köyüne ait.

Eski değirmen 1.5 kilometreyi aşan şelale tırmanışı için

kerteriz noktası. Şelalelerden tırmanarak değirmene

gelindiğinde yol yarılanmış oluyor. Geri dönmek isteyenler

için değirmenden aşağıya patikayla inmek mümkün.

Değirmenden sonra vadi daha da sarplaşıyor.

İbrahim BAŞTUĞ, Eylül 2001, ATLAS Dergisi










TAŞ ÖRTÜ

Sorgun, Erfelek'e yaklaşık 15 kilometre mesafede bir

orman köyü. Sık ormanların çevrelediği bir ovada

kurulu köyde, diğer köylerde de olduğu gibi

geneleksel taş örtülü eski evler hızla yok oluyor.

Taş örtü, özellikle direkler üstünde duran ahşap tahıl

ambarlarında ve tarlalardaki küçük kulübelerde görülüyor.

Zira taş örtü çatıları, sert Karadeniz rüzgarına karşı

daha dayanıklı oluyor.

İbrahim BAŞTUĞ, Eylül 2001, ATLAS Dergisi










RENK PALETİ

Kayın, ıhlamur, gürgen, ve meşe ormanında

göyüzünün görünmediği dar Tatlıca Vadisi, Karasu

üzerine kurulan baraj çalışmaları sırasında keşfedilmiş.

Şelaleler, döküldükleri noktalarda bazen dört beş metre

derinliğinde ve rengarenk gölcükler oluşturuyor.

İbrahim BAŞTUĞ, Eylül 2001, ATLAS Dergisi










SUYUN DÜŞÜ

Gebegüneyi yaklaşık 1050 metre yükseklikte bir yayla.

Sonbahar, orman ağaçlarının yanı sıra ormanaltı bitki

örtüsünü de göz alıcı renklere boyuyor.

Atlas'ın koyduğu adla "Belikliduvar" vadinin hemen hemen

ortalarına denk düşüyor. On metreye yakın dik duvardan

yosunlar ve orman altı bitkileri de suyla birlikte

akıyormuş hissi uyandırıyor.

İbrahim BAŞTUĞ, Eylül 2001, ATLAS Dergisi










Vadide zaman zaman küçük kollara ayrılan su, birleşip aynı

gölcüğe dökülürken muhteşem görüntüler yaratıyor.

"Saklıseki" bu ayrılış ve yeniden birleşişin en güzel örneği.

Gebegüneyi Yaylası sonbahar renklerinin en görkemli izlendiği

noktalardan. Ormanaltı bitki örtüsünün en baskın rengini

yine eğrelti otları veriyor.

İbrahim BAŞTUĞ, Eylül 2001, ATLAS Dergisi










Soğuk suların uğultularla döküldüğü Tatlıca Takım Şelaleleri'nin

her biri ayrı ayrı biçimde. Sonbaharda da su, hatırı sayılır

seviyenin altına inmiyor. Sonbahar renklerinin hızlı değişimi

en açık biçimiyle yapraklara yansıyor.

İbrahim BAŞTUĞ, Eylül 2001, ATLAS Dergisi










Erfelek Başaran köyü ve Sarıkum Gölü çevresinde bulunan

yaşlı dişbudak ormanlarında yılkı atları özgürce dolanıyor.

Akveren köyü yakınında, Türk Alman ortak projesiyle özel

yetiştirilmiş kayın ormanı kalem gibi uzayan ağaçlarıyla

dikkat çekiyor.

İbrahim BAŞTUĞ, Eylül 2001, ATLAS Dergisi










Erfelek'in Abonoz Mahallesi'ndeki asma köürü çelik halatlar

üzerinde duruyor. Abonozluların ürkütücü köprüden

hayvanlarını geçirebilmek için eşekle önden gitmesi

gerekiyor. Erfelek, kendine özgü lezzetiyle ve piştikten

sonra iç kabuğundan kolay ayrılan kestanesiyle ünlü.

Olgunlaşan kestaneler uzun sırıklarla ağaçlara çıkılarak

silkeleniyor.

İbrahim BAŞTUĞ, Eylül 2001, ATLAS Dergisi










Erfelek'in güneyinde, bin metrenin üzerindeki yükseklikte,

karışık ağaçlarla kaplı ormanlık sırtlarında sonbaharın

renkten renge geçişi rahatlıkla izlenebiliyor.

İbrahim BAŞTUĞ, Eylül 2001, ATLAS Dergisi